Uzay araştırmaları sadece Mars’a robot göndermek veya Ay’a ayak basmakla ilgili değildir.
NASA, uzayın ekstrem koşullarında hayatta kalmak için imkansızı başarmaya çalışırken, farkında olmadan mutfağımızdan banyomuza, cebimizdeki telefondan gözümüzdeki gözlüğe kadar dünyayı değiştirdi. İşte “NASA Spinoff” programı kapsamında hayatımıza sızan o şaşırtıcı teknolojiler:
1. Akıllı Telefon Kameraları (CMOS Sensörler)
Bugün Instagram’a fotoğraf yükleyebiliyorsan bunu NASA’ya borçlusun. 1990’larda NASA laboratuvarlarında (JPL), gezegenler arası görevlerde kullanılacak kadar küçük, enerji tasarruflu ve yüksek kaliteli kameralar üretmek için CMOS görüntü sensörü geliştirildi. Bugün dünyadaki her üç akıllı telefondan ikisi bu teknolojiyi kullanıyor.

2. Çizilmeye Dayanıklı Gözlük Camları
Gözlüğünü yere düşürdüğünde camının hemen tuzla buz olmamasının bir sebebi var. NASA, uzay kasklarının vizörlerini kum ve sert partiküllerden korumak için elmas kadar sert kaplamalar geliştirdi. Bu teknoloji lisanslanarak optik sektörüne aktarıldı ve bugün kullandığımız “anti-scratch” (çizilmez) lenslerin standardı oldu.

3. Kablosuz El Süpürgeleri ve Aletler
Apollo görevleri sırasında Ay yüzeyinden örnek toplamak için kablosuz, pilli bir matkap gerekiyordu. Black & Decker ile iş birliği yapan NASA, minimum enerjiyle maksimum tork üreten motorlar geliştirdi. Bu teknoloji, bugün evlerimizde kullandığımız dikey kablosuz süpürgelerin ve şarjlı el aletlerinin atası sayılıyor.


4. Hafızalı Köpük (Memory Foam)
Yatağının vücudunun şeklini alması aslında bir “çarpışma koruma” projesiydi. 1966 yılında NASA, uçak koltuklarındaki darbe emilimini artırmak ve astronotların iniş anındaki konforunu sağlamak için bu süngerimsi yapıyı icat etti. Bugün yataklardan kask içlerine kadar her yerde karşımıza çıkıyor.

5. Bebek Mamalarındaki Besin Takviyeleri
Şaşırtıcı ama gerçek: Mars yolculukları için yiyecek araştırması yapan NASA, algler üzerinde çalışırken içinde DHA ve ARA bulunan doğal bir yağ keşfetti. Bu iki bileşen bugün dünya genelindeki bebek mamalarının %90’ında beyin ve göz gelişimini desteklemek için kullanılıyor.

6. Hassas Kızılötesi Termometreler
Pandemi döneminde her yerde gördüğümüz temassız ateş ölçerler, aslında yıldızların sıcaklığını ölçmek için kullanılan teknolojinin aynısıdır. NASA, yıldızlardan yayılan kızılötesi enerjiyi ölçen teknolojiyi tıp dünyasına uyarlayarak kulaktan veya alından saniyeler içinde ateş ölçmeyi mümkün kıldı.
Dijipedya Notu: NASA, 1976’dan beri her yıl “Spinoff” adını verdiği raporlarla halka sunulan bu teknolojileri yayınlıyor. Bu, sadece bir “uzay yarışı” değil, aynı zamanda küresel ekonomiyi ve günlük konforumuzu besleyen devasa bir Ar-Ge laboratuvarıdır.




