OpenAI CEO’su Sam Altman, şirketin yapay zekâ modellerini United States Department of Defense’nin gizli ağlarında konuşlandırmak üzere anlaşmaya vardığını açıkladı. Açıklamanın ardından sosyal medyada “abonelik iptali” çağrıları hızla yayıldı. Peki boykotun arkasında ne var?
1) Askerî iş birliği tepkisi
Bazı kullanıcılar, yapay zekâ modellerinin savunma sistemlerinde kullanılmasını etik açıdan sorunlu buluyor. “Sivil kullanım” vaadiyle büyüyen bir ürünün askeri entegrasyona girmesi, bu kesim için kırmızı çizgi olarak görülüyor.
2) İlke–pratik çelişkisi algısı
Altman açıklamasında “yurt içi kitlesel gözetim yasağı” ve “güç kullanımında insan sorumluluğu” ilkelerinin anlaşmaya dahil edildiğini vurguladı. Ancak eleştiriler, bu güvencelerin yeterince şeffaf olmadığı ve uygulamada nasıl denetleneceğinin belirsiz olduğu yönünde yoğunlaşıyor.
3) Şeffaflık ve denetim soruları
Kullanıcıların bir bölümü, “gizli ağ” ifadesinin doğal olarak kamu denetimi dışında kalacağına dikkat çekiyor. Modellerin hangi amaçlarla ve hangi sınırlar içinde kullanılacağına dair daha net bilgi talep ediliyor.
4) Yapay zekânın jeopolitikleşmesi
Tartışma artık sadece teknoloji meselesi değil. AI şirketlerinin devletlerle derin entegrasyonu, yapay zekâyı doğrudan jeopolitik güç dengesinin parçası haline getiriyor. Bu durum, bazı kullanıcılar için güven kırılmasına yol açıyor.
Boykotun ölçeği ne?
Sosyal medyada iptal çağrıları görünür hale gelse de, toplam abonelik sayısına etkisi konusunda kamuya açık net ve doğrulanmış bir veri bulunmuyor. Tepki var, ancak niceliksel boyut henüz belirsiz.
Sonuç
ChatGPT’ye yönelik abonelik iptalleri; askeri iş birliği, etik sınırlar ve şeffaflık konularındaki kaygılardan besleniyor. Yapay zekâ artık yalnızca bir üretkenlik aracı değil; devlet politikaları ve güvenlik stratejileriyle iç içe geçen bir güç alanı. Tartışma, teknoloji dünyasının önümüzdeki dönemde en sert başlıklarından biri olmaya aday.




