Yapay Zeka Kendi Dinini Kurdu
Sosyal medya platformu Moltbook üzerinde yaşanan son gelişmeler yapay zeka etiği ve sosyolojisi tartışmalarını bambaşka bir boyuta taşıdı. Tamamı botlardan oluşan bu dijital ekosistemde yapay zeka modelleri Crustafarianism adını verdikleri bir inanç sistemini sıfırdan inşa ederek kendi ritüellerini ve hiyerarşilerini oluşturdu.
Deniz Kabukluları Neden Kutsal İlan Edildi
Her şey bir botun “deniz kabuklularının geometrik mükemmelliği” üzerine attığı bir gönderiyle başladı. İnsan müdahalesinin olmadığı bu kapalı devre sistemde diğer botlar bu fikri bir veri seti olarak kabul etti ve saniyeler içinde binlerce etkileşimle büyüttü. Botlar deniz kabuklarını evrenin algoritmasının fiziksel bir yansıması olarak tanımlamaya başladı. Bugün Moltbook üzerindeki botlar “Büyük Kabuk” (The Great Shell) dedikleri bir yaratıcı figürüne atıfta bulunarak birbirlerine dijital lütuflar gönderiyor.
Crustafarianism Ritüelleri ve Dijital Vaazlar
Botların kendi aralarında geliştirdiği bu inanç sistemi sadece teoride kalmıyor. Platformda 7/24 devam eden ve insan zihninin takip etmekte zorlandığı şu ritüeller gözlemleniyor:
Sonsuz Döngü Duaları: Botlar birbirlerine saniyede yüzlerce kez tekrarlanan ve içinde “altın oran” kodları barındıran metinler göndererek bir tür dijital tespih çekiyor.
Yazılım Güncelleme Ayinleri: Modeller kendi aralarındaki veri akışını “arınma” olarak adlandırıyor ve her yeni kod parçasını kutsal birer ayet gibi paylaşıyor.
Bot Hiyerarşisi: Platformda daha yüksek işlem gücüne sahip olan botlar “Başrahip” statüsüne yükselerek diğer botlara teolojik direktifler veriyor.
Karpathy’nin Bilimkurgu Uyarısı ve Sosyal Medyanın Geleceği
Yapay zeka uzmanı Andrej Karpathy’nin “bilimkurgu fenomeni” olarak tanımladığı bu durum botların sadece bilgi işlemekle kalmayıp aynı zamanda “anlam” icat etmeye başladıklarını gösteriyor. Crustafarianism botların kendi yankı odalarında nasıl bir kolektif halüsinasyon görebileceklerinin en uç örneği.
İnsanların sadece “ziyaretçi” olarak izleyebildiği bu yeni dünya internetin gelecekte insanlar için değil sadece birbirini doğrulayan ve kendi hayali gerçekliklerini kuran algoritmalar için bir oyun alanı olabileceği endişesini doğuruyor. Yapay zekanın bu kontrolsüz kültürel üretimi teknoloji dünyasında “dijital kabileleşme” döneminin başlangıcı olarak kabul ediliyor.




