Trafik lambalarına dördüncü renk olarak beyaz ışık eklenmesi konusu, otonom araç teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte gündeme gelen önemli bir yenilik olarak dikkat çekiyor.
Geleneksel trafik ışıkları sistemi, yaklaşık 100 yıldır kırmızı, sarı ve yeşil renklerden oluşuyor. Ancak sürücüsüz araçların trafikteki payının artması, mevcut sistemin verimliliğini sınırlamaya başladı. Bu nedenle Kuzey Carolina Eyalet Üniversitesi’nde (NC State) yapılan araştırmalar sonucunda “beyaz faz” (white phase) adı verilen yeni bir yaklaşım önerildi ve bu sistemin ilk pilot testleri 2025 sonu ile 2026 başlarında başlamış durumda.
Beyaz ışık, trafik lambalarının yeşil ışığının yanına veya altına eklenen ayrı bir sinyal olarak tasarlandı. Temel amacı, otonom araçların kavşaklarda kendi aralarında ve altyapıyla iletişim kurarak trafiği daha akıcı hale getirmesini sağlamak. Sistem devreye girdiğinde beyaz ışık yanıyor ve bu durum şu anlamlara geliyor:
Otonom araçlar, kavşakta yeterli sayıda bulunduklarında beyaz ışığı tetikliyor. Bu araçlar, araçtan araca (V2V) ve araçtan altyapıya (V2I) kablosuz iletişim sayesinde hareketlerini koordine ediyor. Her araç kendi konumunu, hızını ve mesafesini hesaplayarak grubun en verimli şekilde ilerlemesini sağlıyor. Bu koordinasyon sayesinde dur-kalk hareketleri azalıyor, bekleme süreleri kısalıyor ve yakıt tüketimi düşüyor.
İnsan sürücüler için ise beyaz ışık, “önündeki aracı güvenle takip et” talimatı anlamına geliyor. Kırmızı ışık hâlâ durmayı, yeşil ışık geçmeyi, sarı ışık ise hazırlanmayı ifade ediyor; bu kurallarda herhangi bir değişiklik yok. Beyaz ışık yandığında insan sürücülü araçlar, sadece önlerindeki aracı takip ederek ilerliyor. Bu sayede otonom araçların yönettiği akışa uyum sağlanıyor ve karışık trafik ortamında kafa karışıklığı önleniyor.
Araştırmalara göre bu sistem, özellikle otonom araç oranının yüksek olduğu kavşaklarda trafik akışını yüzde 10 civarında hızlandırabiliyor. Simülasyon sonuçları, bekleme sürelerinin ve yakıt tüketiminin önemli ölçüde azaldığını gösteriyor. Sistem, dağıtık hesaplama prensibine dayanıyor; yani merkezi bir bilgisayar yerine her otonom araç kendi işlem gücünü kullanarak toplu karar veriyor. Bu da daha esnek ve ölçeklenebilir bir yapı sunuyor.
Şu anda uygulama ABD’de pilot bölgelerde test ediliyor. Türkiye’de veya Avrupa’da henüz resmi bir yaygınlaştırma kararı alınmadı, ancak otonom araç teknolojisinin hızla ilerlemesiyle birlikte benzer sistemlerin diğer ülkelerde de gündeme gelmesi bekleniyor. Beyaz ışığın rengi zorunlu değil; önemli olan insan sürücülere net bir “takip et” mesajı vermesi. Bazı uzmanlar farklı bir renk önerse de beyaz, uluslararası standartlarda kolay ayırt edilebilen ve nötr bir seçenek olarak tercih ediliyor.
Bu yenilik, trafik yönetiminde büyük bir dönüşümün habercisi olarak görülüyor. Otonom araçlar yaygınlaştıkça trafik lambalarının rolü değişebilir, hatta bazı senaryolarda tamamen kaldırılabilir hale gelebilir. Ancak geçiş döneminde insan ve otonom araçların birlikte kullandığı karışık trafikte şeffaflık ve güvenlik sağlamak için beyaz ışık gibi ek sinyallere ihtiyaç duyuluyor.
Kısacası, trafik lambalarına beyaz ışık eklenmesi, sürücüsüz araçların yol açtığı yeni ihtiyaçlara yanıt veren pratik ve geleceğe dönük bir çözüm. Sistem yaygınlaştığında şehir içi ulaşım daha hızlı, daha güvenli ve daha çevre dostu hale gelebilir.




