Dijital çağın getirdiği riskler karşısında ülkeler, çocukları sosyal medyanın olumsuz etkilerinden korumak için radikal adımlar atmaya başladı. Avustralya’nın 2025 yılı sonunda öncülük ettiği bu hareket, genç kullanıcıların siber zorbalık, sosyal medya bağımlılığı ve potansiyel tehditler karşısında yaşadığı riskleri minimize etmeyi hedefliyor. Bu yasak kararı, dünya genelinde benzer endişeleri olan ülkelerin dikkatini çekti ve global bir trend başlattı.
Sosyal medya platformlarının çocuklar üzerindeki psikolojik etkilerinin giderek daha net anlaşılmasıyla birlikte, hükümetler koruyucu mevzuat geliştirme konusunda daha kararlı davranıyor. Uzmanlar, özellikle 13-16 yaş grubundaki çocukların sosyal medya kullanımının, kimlik gelişimi, öz saygı ve sosyal ilişkiler üzerinde kalıcı olumsuz etkiler yaratabildiğini belirtiyor. Avustralya’nın attığı bu adım, çocuk hakları ve dijital güvenlik alanında yeni bir paradigma oluşturdu.
Bu yasak kararlarının arkasında yatan temel motivasyon, çocukları sadece siber zorbalıktan değil, aynı zamanda sosyal medya algoritmalarının yarattığı bağımlılık döngüsünden de korumak. Araştırmalar, sosyal medya kullanımının çocuklarda uyku bozuklukları, dikkat dağınıklığı ve depresyon gibi sorunları tetikleyebildiğini gösteriyor. Ülkeler, bu verilerin ışığında çocukların dijital refahını önceleyerek, gelecek nesillerin daha sağlıklı bir dijital ortamda yetişmesini sağlamayı amaçlıyor.




